Merkezimiz Ankara Fıtık Merkezi, başkentin hızlı gelişen semtlerinden Çukurambar’ın en sakin caddesinde yer almaktadır. Toplam 500 metrekarelik kullanım alanı, modern ve ferah dekorasyonu ile kendinizi rahat hissetmeniz için eğitilmiş profesyonel kadrosuyla öncü ve çağdaş bir sağlık kurumudur. FOTOĞRAFLAR Cerrahi Ekibimiz Ankara Fıtık Merkezi (AFM) cerrahi ekibi fıtık konusunda uzman cerrahlardan oluşmaktadır. Aynı zamanda Türkiye, Avrupa ve Amerika fıtık cemiyetleri üyesi de olan ekibimiz dünyanın en büyük ve kabul gören fıtık merkezlerinde incelemelerde bulunmuş ve ameliyatlara katılmışlardır. Ekibimiz halen, altın standart olarak kabul edilen onarım şeklinin yaratıcısı Lichtenstein Fıtık Enstitüsü (Lichtenstein Hernia Institute) ve bu ameliyatın dünya üzerinde en çok yapıldığı kurum olan Britanya Fıtık Merkezi (British Hernia Center) cerrahi ekibi ile sürekli iletişimdedir. Fıtık nedir? Fıtık, barsakların ve diğer karıniçi organlarının ve dokularının, karın zarından oluşan bir kese içinde, karın duvarındaki zayıf bir bölgeden ya da yırtıktan dışarı doğru çıkmasıdır. Bu durumu, iç balonlu otomobil lastiklerindeki patlaklara benzetmek mümkündür. Dış tabakada (karın duvarı) bir yırtık olması halinde iç balon bu yırtıktan dışarı doğru çıkacaktır. Bu zorlama zamanla deliğin daha fazla büyümesine yol açabilir. Ankara Fıtık Merkezi [AFM] Ankara Hernia Center Türkiye’nin “Fıtık Tedavisi”ne adanmış ilk cerrahi merkezi The first devoted center for hernia repair in Turkey. Lichtenstein onarımında uzman… Specialist in Lichtenstein hernia repair… Ekibimiz, cerrahi bilimi ve sanatı konusunda Lichtenstein Fıtık Enstitüsü ve Britanya Fıtık Merkezi cerrahları http://www.ankarafitikmerkezi.com, http://www.ankarafitikmerkezi.com/index.html, http://www.ankarafitikmerkezi.com/anasayfa.aspx, http://www.ankarafitikmerkezi.com/felsefemiz.aspx, http://www.ankarafitikmerkezi.com/nfo.aspx, http://www.ankarafitikmerkezi.com/misyon.aspx, http://www.ankarafitikmerkezi.com/vizyon.aspx, http://www.ankarafitikmerkezi.com/ekibimiz.aspx, http://www.ankarafitikmerkezi.com/iletisim.aspx, http://www.ankarafitikmerkezi.com/search.aspx, PDKS GEÇİŞ SİSTEMLERİ PARMAK İZİ KİMLİĞİ PARMAK İZİ OKUTMA SİSTEMLERİ PARMAK İZİ OKUTMA SİSTEMLERİ UYGULAMA ALANLARI PERSONEL TAKİP YÜZ KİMLİĞİ PARMAK İZİ SİSTEMİ DAMAR KİMLİĞİ PARMAK İZİ BİHAZI BİYOMETRİK PDKS GEÇİŞ SİSTEMLERİ PARMAK İZİ KİMLİĞİ PARMAK İZİ OKUTMA SİSTEMLERİ PARMAK İZİ OKUTMA SİSTEMLERİ UYGULAMA ALANLARI PERSONEL TAKİP YÜZ KİMLİĞİ PARMAK İZİ SİSTEMİ DAMAR KİMLİĞİ PARMAK İZİ BİHAZI BİYOMETRİK ile iletişim halindedir. Normal karın duvarı Peritoneum: Karın zarı Omentum: Barsakları ve karıniçi organları saran yağlı doku Scrotum: Torba Fıtık oluşumu Fıtık neden ve nasıl oluşur? Fıtık oluşumu için öncelikle bireyin dokusunda bir zayıflık olması gerekir. Bu durum fıtığın altyapısını hazırlar. Bu zemine, - kronik öksürük, - sigara alışkanlığı, - kabızlık, - fazla kilo, - aşırı ağırlık kaldırılması - idrar yaparken zorlanmaya neden olacak patolojiler (örnek: prostat hipertrofisi) eklenmesi durumunda var olan fıtık büyüyebilir veya ağrılı hale gelebilir. Fıtık nasıl fark edilir? Fıtık hem gözle görülen hem başlangıç halindeyken hissedilebilen bir hastalıktır. Belirginleşmiş olgularda, fıtık bölgesinde gözle görülür bir şişlik vardır. Bu his, fıtık bölgesinde bir basınç, rahatsızlık veya künt bir ağrı şeklinde olup, bunların şiddeti fiziksel aktivite ile artabilir. Unutmayınız: Her fıtık şişlik oluşturmayabilir! Her kasık ağrısı fıtığa bağlı değildir! Fıtık ne sıklıkta görülen bir hastalıktır? Ülkemizde, resmi kayıt ve istatistik alanlarında henüz yeterli düzeye ulaşılamadığı için birçok hastalık konusunda olduğu gibi fıtık için de kesin bir sıklık belirtmek mümkün olamamaktadır. Ancak hastanelerimizin genel cerrahi polikliniklerine en çok başvurulan şikayetlerin ve genel cerrahi ameliyathanelerinde en çok yapılan ameliyatların başında geldiğini söyleyebiliriz. A.B.D.’de yılda 750.000’den fazla kasık fıtığı (inguinal herni) ameliyatı yapılmaktadır. Yine aynı ülkede toplumun % 2’sinde fıtık olduğu, yani yaklaşık 5 milyon fıtık hastası olduğu bildirilmektedir. Kimlerde fıtık görülür? Fıtık, doğumdan itibaren her yaşta ve her iki cinste görülebilen bir hastalıktır. Kasık fıtıkları, kadınlarda erkeklerden daha seyrektir. Nerelerde fıtık görülür? Karın duvarının her bölgesinde fıtık görülebilir. Ancak, en sık rastlanan fıtık tipi (tüm fıtıkların % 70-80’i) kasık fıtığıdır (inguinal herni). Kasık fıtığı (Hastanın solunda fıtık kanalına, sağında ise bu kanaldan çıkan barsaklara dikkat ediniz.) Femoral herni de kasık fıtığına yakın bir anatomide ortaya çıkan bir hastalıktır ve yeri uyluğun üst kısmıdır. Femoral fıtık Göbek fıtığı (umblikal herni) göbek deliğindeki açıklıktan gelişir. Doğuşta ya da sonradan fark edilebilir. Göbeğin yanında (paraumblikal herni) veya karın orta hattında göbek seviyesinden yukarı doğru da fıtıklar görülebilir (Epigastrik herni). Spigel fıtığı (Spigelian herni) ise göbek seviyesinin altında ve karın yan tarafında, karın kaslarının birleşme yerinde görülen, nadir bir fıtık tipidir. Ameliyat sonrası fıtıklar ise (insizyonel herni=postoperatif fıtık) karın ameliyatlarının % 10-20’sinden sonra gelişen fıtıklardır. Karın duvarı fıtık bölgeleri. Karın duvarı fıtık bölgelerinin karıniçinden görünümü Göbek fıtığı önemli midir? Evet… Göbek fıtığı zamanla büyüyebilen ve özellikle normal kilosunun üzerindeki hastalarda ciddi soruna ve acil ameliyata neden olabilecek gelişmeler gösterebilen bir fıtık şeklidir. Başlangıç halinde, küçük iken onarılması daha kolay olup ameliyat sonrası sonuçlar da çok daha iyidir. Fıtık hangi cinste daha sık görülür? Kasık fıtıkları erkekte kadına göre 25 kat daha fazla görülür. Kadında ise femoral fıtık ve göbek fıtığı sık görülen tiplerdir. Fıtık kalıtsal bir hastalık mıdır (îrsi midir)? Hayır. Bu hastalık size annenizden ya da babanızdan geçmez. Elbette onların genetik özellikleri size aktarılmıştır ve zayıf kas yapısı ya da kolajen doku zaafiyeti de bunlardan biri olabilir. Ancak bu fıtık hastalığının nesilden nesile aktarılacağı anlamına gelmez. Sizin çocuğunuzda da fıtık çıkması konusunda kaygı duymanıza gerek yoktur. Fıtık doğumsal bir hastalık mıdır? Çocuk fıtıkları doğumsaldır. Bunun yanında, erişkinde görülen fıtıkların bazıları da doğumsal olmakla birlikte daha çok sonradan edinilen bir hastalık olarak kabul edilir. Boğulmuş http://www.ankarafitikmerkezi.com, http://www.ankarafitikmerkezi.com/index.html, http://www.ankarafitikmerkezi.com/anasayfa.aspx, http://www.ankarafitikmerkezi.com/felsefemiz.aspx, http://www.ankarafitikmerkezi.com/nfo.aspx, http://www.ankarafitikmerkezi.com/misyon.aspx, http://www.ankarafitikmerkezi.com/vizyon.aspx, http://www.ankarafitikmerkezi.com/ekibimiz.aspx, http://www.ankarafitikmerkezi.com/iletisim.aspx, http://www.ankarafitikmerkezi.com/search.aspx, fıtık nedir? Karın duvarındaki zayıflıktan dışarı çıkan karıniçi organların bu geçiş yerinde sıkışması ve karın içine geri dönmemesi haline “boğulmuş fıtık” denir. Burada boğulan organların barsak olması halinde beslenme bozukluğu (gangren) gelişme riski söz konusudur. Bu nedenle, boğulmuş fıtıklar acil cerrahi olgular olup, vakit Fıtık nasıl tedavi edilir? Bugünkü bilimsel kanıtlara göre tüm karın duvarı fıtıklarının tedavisi cerrahidir. İlaçla ya da başka bir yöntemle tedavi mümkün olmamaktadır. Fıtık, karın duvarında gelişen geri dönüşsüz bir değişikliktir ve kendiliğinden kaybolması olanak dışıdır. Ameliyat olmalı mıyım? Fıtık şüpheniz varsa ya da belirgin fıtık sahibi iseniz öncelikle bir cerraha muayene olmanız gerekir. Fıtığınızın büyüklüğünü ve ciddiyetini ancak bu şekilde öğrenebilirsiniz. Doktorunuz size fıtığınızı ve ameliyatın risklerini anlatacaktır. Ameliyat kararını birlikte vermeniz en doğru yaklaşım gibi gözükmektedir. Unutulmaması gereken 5 nokta: 1. Hiçbir fıtığın kendiliğinden iyileşmesi mümkün değildir. 2. Fıtıkların zamanla büyüme olasılığı yüksektir. Erkeklerin kasık fıtıkları skrotuma (torbaya) inebilir. 3. Fıtığınız zamanla şiddetli ağrıya ve fiziksel aktivite kısıtlığına neden olabilir. 4. Komplikasyon gelişme riski mevcuttur (boğulmuş fıtık). 5. Geciktirilen fıtıkların tedavisi ve ameliyat sonrası dönemi daha zor olabileceği gibi, beklemenin ameliyatın uzun dönem sonuçlarını olumsuz etkilemesi gibi olumsuz bir durum da söz konusu olabilir. Bugün için genel kanı ve öneri; bir kez fıtık tanısı almışsanız fıtığınızı en kısa sürede tedavi ettirmenizdir. Bununla birlikte, hastada fazla şikayete neden olmayan bazı küçük fıtıkların, fıtığa bağlı yakınmalar artıncaya kadar süre hiçbir soruna yol açmadan durabildiklerini gösteren çok yeni bir bilimsel çalışma da mevcuttur*. * Fitzgibbons RJ Jr. Watchful waiting vs repair of inguinal hernia in minimally symptomatic men: a randomized clinical trial. JAMA 2006. [Çok az yakınmaya neden olan kasık fıtıklarında cerrahi onarım ile ameliyatsız beklemenin mukayesesi] Yetmiş beş yaşımdayım ve kasık fıtığım var. Ameliyat olmak çok riskli midir? Her cerrahi müdahale, yaşlı bireylerde gençlere gore daha fazla risk taşır. Ancak, fıtığa bağlı komplikasyon geliştiğinde (boğulmuş fıtık), yani acil ameliyat gerektiğinde yüklenilecek risk çok daha fazladır. Bu nedenle, fıtığı olan yaşlı bireylerin uygun hazırlıktan sonra ve tercihan local anestezi ile elektif koşullarda ameliyat olması önerilmektedir. İki taraflı kasık fıtığım var. Bir defada ikisi de ameliyat edilebilir mi? Elbette. İki taraflı kasık fıtıkları aynı seansta lokal ve genel anestezi ile ameliyat edilebilir. İki taraflı onarım ameliyat sonrası dönemde belli oranda geçici idrara tutukluğuna neden olabilir. Ağrı ve hareket kısıtlılığının ise tek taraflı onarıma göre biraz daha fazla olması beklenir. Bunun ötesinde, ameliyatın başarısı ve nüks açısından herhangi bir kaygı taşımanıza gerek yoktur. Bebeğimde fıtık var. Ne yapmalıyım? Bebek ve çocuk fıtıkları da komplikasyon oranı yüksek hastalıklardır; elektif koşullarda onarılmaları gerekir. Ancak bebekler ve küçük çocuklar için en doğru yol ve bizim tavsiyemiz hastanızı bir çocuk cerrahisi uzmanına emanet etmenizdir. Daha önce fıtık ameliyatı olmuştum, ancak fıtığım tekrar ortaya çıktı. Ne yapmam gerekir? Ameliyat sonrası nüks, hastanın dokusal özelliklerine, ameliyat tekniğine ve geçen süreye bağlı olabilir. Ancak, nedeni ne olursa olsun nüks gelişen olgularda yeniden cerrahi tedavi gereklidir. Ekibimiz, fıtığın her türünden sonra bir ya da birden fazla nüks gelişen olguların tedavisinde de deneyim sahibidir. Neden “FITIK MERKEZİ”? Ankara Fıtık Merkezi’nde sadece fıtık ameliyatı yapılır. Fıtık onarımı elbette her genel cerrah tarafından yapılan bir ameliyattır. Ancak, bugün dünyada cerrahinin geldiği nokta ve cerrahi bilim ve sanatının geleceği, belli alanlarda uzmanlaşmaktır (spesiyalizasyon). Bir cerrahın başarısı, o ameliyatı ne sıklıkta ve ne modernlikte yaptığı gerçeği ile doğru orantılıdır. Avrupa, Amerika ve diğer kıtalarda çok sayıda fıtık spesifik fıtık merkezi olup, bunların sonuçları genele göre daha iyidir. Dahası, cerrahi ekibin ötesinde diğer tüm personelin de sadece bir konuda emek sarf etmesi, merkeze ilk adımınızı attığınız andan tedaviniz bitip gidene kadar ki tüm sürecin çok daha sorunsuz seyretmesi için bir güvencedir. Aslında fıtık onarımı, cerrahi uzmanlık eğitimi (ihtisas) sırasında bir asistanın yapacağı ilk ameliyatlardan biridir. Bu nedenle, diğer ameliyatlara göre daha basit olduğu şeklinde genel bir kanı vardır. Gerçekten de, fıtık hayati olmayan ve ameliyat sonrası dönemi rahat geçen bir hastalıktır. Ancak yine de, özellikle kasık fıtığı bölgesi, anatomisi cerrahlar tarafından uzun sürede öğrenilebilen bir bölge olup, ideal cerrahi onarım için tıpkı büyük ameliyatlarda olduğu gibi ciddi bir birikime ihtiyaç vardır. Genel hastanelerde, fıtık ameliyatların çoğunlukla ameliyat listelerinin son sıralarına konan, sıklıkla, büyük ameliyatların uzaması sonucunda da planlanan günde yapılamayan operasyonlardır. Bu durumda, hasta, insan doğası gereği, bir yandan kendinden önce ameliyata alınan hastalar kadar büyük bir hastalığı olmadığına şükreder; ancak öte yandan yine insan doğası gereği, kendisinin http://www.ankarafitikmerkezi.com, http://www.ankarafitikmerkezi.com/index.html, http://www.ankarafitikmerkezi.com/anasayfa.aspx, http://www.ankarafitikmerkezi.com/felsefemiz.aspx, http://www.ankarafitikmerkezi.com/nfo.aspx, http://www.ankarafitikmerkezi.com/misyon.aspx, http://www.ankarafitikmerkezi.com/vizyon.aspx, http://www.ankarafitikmerkezi.com/ekibimiz.aspx, http://www.ankarafitikmerkezi.com/iletisim.aspx, http://www.ankarafitikmerkezi.com/search.aspx, de kliniğin öncelikli hastası olmasını arzulayabilir. Dahası, ameliyat gününün gecikmesi, hastayı aynı ameliyat heyecanını birden fazla kez yaşamak zorunda bırakmasının ötesinde bir başka önemli soruna da yol açabilir: Hastane enfeksiyonu… Normalde fıtık onarımı, “temiz” gruba giren bir ameliyat olup enfeksiyon oranları düşüktür (% 1-2, maximum: %5). Ancak genel ameliyathanelerde, sadece temiz veya temiz-bulaşlı vakaları takiben değil, diğer bulaşlı ve hatta barsak delinmesi, karın absesi gibi kirli ameliyatlardan sonra ameliyathaneye kabul edilirler (Son yazılı bilgi ve belgelere göre, bu tip ameliyatların enfeksiyon oranı %25’in üzerine çıkabilmektedir). Bu durumda, ameliyatlar arasında yapılan temizliğin kalitesine de bağlı olarak, fıtık ameliyatı yarasında enfeksiyon gelişmesi daha çok beklenir hale gelir. Hastane enfeksiyonunda en önemli faktörlerden biri ise hastanın hastanede kalış süresidir. Hasta ameliyat öncesi ve sonrası dönemde klinikte ne kadar uzun süre yatarsa enfeksiyon oranı o denli artış gösterir. Bugün yama ile yapılan fıtık ameliyatlarından sonra hastalığın tekrarlama şansı çok düşmüştür. Nükse neden olan en önemli etken ise “yara enfeksiyonu” olarak kalmıştır. Yama konan ameliyatlardan sonra enfeksiyon riski normale göre biraz daha artmıştır. Bu nedenle asepsi ve antisepsi önemlidir. Fıtık merkezlerinde sadece “temiz” sınıfa giren fıtık ameliyatları yapıldığı için sterilite konusunda ideal koşulların sağlanması çok daha kolaydır. Bu nedenle, günümüzde fıtık tedavisinin ideal yerinin fıtık cerrahisine adanmış merkezler olduğu düşünülmektedir. Elbette, bir merkezin sadece isim veya tabela ile konusunda uzman olması mümkün değildir. Ankara Fıtık Merkezi cerrahi ekibi fıtık alanında ameliyat deneyiminin yanında, bu konuda dünyadaki tüm gelişmeleri izleyen, yaptığı bilimsel çalışmalarla fıtık tedavisine ve mesh konusuna bilimsel katkıda bulunan hekimlerden kuruludur. Bilimsel çalışmalarımızı “Yayınlar” sayfasında, dünyadaki ünlü fıtık merkezlerinde yaptığımız incelemelere ait belgeleri “Dünya ve Biz” sayfasında görebilirsiniz. Mesh nedir? Mesh ileri teknoloji ile üretilmiş polipropilen (plastik) yamadır. Aslında günümüzden yarım asır önce üretilmiş ve uygulanmış olmasına karşın, zamanla sağlanan gelişmelerle hastanın vücuduna zarar vermeyecek hale getirilmiş olması güvenli kullanımını sağlamaktadır. Bugün için ideale en yakın yama materyali olarak bilinen polipropilen (plastik) mesh, sadece kendi direnci ile fıtığa karşı koymamakta, aynı zamanda hastanın kendi dokuları ve hücreleri ile bütünleşerek oluşturduğu yeni ve güvenilir doku ile bu direncin kalıcı olmasını sağlamaktadır. Poliprolilen meshin etkinliği ve güvenilirliği sayısız çalışma ile kanıtlanmış ve kabul edilmiştir. Mesh vücuduma zarar verir mi? Doğru teknikle doğru yere yerleştirilmiş mesh insan vücuduna herhangi bir zarar vermez. Nadiren hastanın bir yabancı cisim hissinden yakındığı kaydedilmekle birlikte bu genelde subjektif bir yakınma, yani sadece his olup muayene ile somut bir bulgu saptanamamaktadır. Neden prosthetik onarım? İtalyan cerrah Eduardo Bassini’nin 19.yüzyılda geliştirdiği ve kendi adıyla anılan ameliyat fıtık cerrahisinde bir çağ açmış olmakla birlikte, yama ile onarımın popüler hale gelmeye başladığı 1990’lara kadar, fıtık onarımlarının özellikle uzun vade sonuçları kabul edilebilir düzeyde değildi. Zira bu tür eski yöntemlerde bireyin kendi dokuları dikişle birbirine yaklaştırılıyor ve ameliyat bölgesinde ciddi bir gerilim oluşuyordu. Bu gerilim ameliyat sonrası erken dönemde şiddetli ağrıya ve rahatsızlık hissine, normal aktiviteye ve işe geç dönülmesine, uzun vadede ise hastalığın tekrarlamasına neden oluyordu. Hatta bazı ameliyatlarda, hasta daha ameliyat masasındayken, anesteziden uyandırılması sırasında, öksürme veya öğürme ile bu dikişlerin yırtılması gibi tecrübeler de nadir değildi. Amerikalı cerrahların 1950’lerden itibaren başlattıkları ve yüzyılın sonlarına doğru çok detaylı hale gelen bilimsel çalışmalar, fıtığın aslında daha yaygın anlamda bir dokusal yetersizlik (güçsüzlük) sorunu olduğunu ve hastanın kendi dokularının tekrar birbirine dikilmesi şeklinde yapılan ameliyatlara güvenilemeyeceğini ortaya koymuştur. Bunun sonucunda da, kasık fıtıklarının ve diğer karın duvarı fıtıklarının bölgeye yerleştirilecek plastik yamalarla onarımının doğru olacağı sonucuna varılmış ve yeni ameliyat yöntemleri geliştirilmiştir. Bugün için ideale en yakın yama materyali olarak bilinen polipropilen (plastik) mesh, sadece kendi direnci ile fıtığa karşı koymamakta, aynı zamanda hastanın kendi dokuları ve hücreleri ile bütünleşerek oluşturduğu yeni ve güvenilir doku ile bu direncin kalıcı olmasını sağlamaktadır. Poliprolilen meshin etkinliği ve güvenilirliği sayısız çalışma ile kanıtlanmış ve kabul edilmiştir. Kasık fıtıkları tedavisinde nüks oranını % 1’in bile altına düşüren Lichtenstein Onarımı, A.B.D.’nin Los Angeles kentindeki Lichtenstein Fıtık Enstitüsü’nün (Lichtenstein Hernia Institute) kurucusu Dr.Lichtenstein tarafından geliştirilmiştir. Amerikan Cerrahlar Koleji’nce (American College of Surgeons) kasık fıtığı tedavisinde çağımızın altın standardı olduğu kabul edilen bu onarım tekniği, merkezimizde bu alandaki deneyimi belgelenmiş cerrahlar tarafından uygulanmaktadır. Nüks oranının düşüklüğü yanında, Lichtenstein Onarım’ nın en önemli avantajlarından biri de lokal anestezi ile, hastanın uyutulmasına ya da belden aşağısının geniş ölçüde uyuşturulmasına gerek kalmadan yapılabilmesidir. Ameliyattan sadece yarım saat önce merkezimize ulaşan hastalarımız, olağan durumda yaklaşık 30-45 dakika süren operasyonu takiben kısa süreli bir dinlenme ve derlenme dönemi geçirmekte ve yine normal koşullarda http://www.ankarafitikmerkezi.com, http://www.ankarafitikmerkezi.com/index.html, http://www.ankarafitikmerkezi.com/anasayfa.aspx, http://www.ankarafitikmerkezi.com/felsefemiz.aspx, http://www.ankarafitikmerkezi.com/nfo.aspx, http://www.ankarafitikmerkezi.com/misyon.aspx, http://www.ankarafitikmerkezi.com/vizyon.aspx, http://www.ankarafitikmerkezi.com/ekibimiz.aspx, http://www.ankarafitikmerkezi.com/iletisim.aspx, http://www.ankarafitikmerkezi.com/search.aspx, ameliyattan 2 saat sonra evine dönebilmektedir. Onarım yöntemleri nelerdir? Dikiş onarımları Bu tür eski yöntemlerde bireyin kendi dokuları dikişle birbirine yaklaştırılır ve bu sırada ameliyat bölgesinde ciddi bir gerilim oluşur. Bu gerilim, ameliyat sonrası erken dönemde şiddetli ağrıya ve rahatsızlık hissine, normal aktiviteye ve işe geç dönülmesine, uzun vadede ise hastalığın tekrarlamasına neden olur. Hatta bazı ameliyatlarda, hasta daha ameliyat masasındayken, anesteziden uyandırılması sırasında, öksürme veya öğürme ile bu dikişlerin yırtılması gibi tecrübeler de nadir değildir. Lichtenstein onarımı Yama kullanılarak yapılan bu modern teknikte dokularda gerilim oluşmaz. Bireyin kendi dokusu dikişle yaklaştırılmadan kendi rahatlığına bırakılır. Ameliyatta yapılan cerrahi travma azdır. Geniş doku ayrılmalarına gerek yoktur. Laparoskopik teknik Laparoskopik fıtık onarımı da yama ile yapılan bir ameliyattır. Bu nedenle, temelde Lichtenstein onarımına benzer. Ancak bu onarım lokal anestezi ile yapılamaz. Hasta mutlaka genel anestezi almak zorundadır. Daha pahalı bir yöntem olup çok daha fazla deneyim ister. Bugün iki teknik arasında nüks açısından fark olmamakla birlikte, laparoskopik onarımda hematoma (ameliyat bölgesinde kan toplanması), seroma (ameliyat bölgesinde serum tolanması) gibi komplikasyonların oranı genelde daha yüksektir. Ayrıca, daha derinde ve seçilen alt tekniğe göre karın içinden çalışıldığı için ameliyatın daha hassas, daha hayati anatomik yapıların etrafında yapılması zorunludur (Bakınız; şekil: Danger zon=tehlike bölgesi). Batıda binlerce laparoskopik fıtık onarımı yapılan merkezlerde ameliyatın sonuçları gerçekten çok iyidir. Ancak yine de yakın zamanda A.B.D. yapılan ve Amerikan Cerrahlar Koleji’nin 2005 yılı sonbahar toplantısında sunulan, yaklaşık 2000 hastayı kapsayan çok merkezli bir çalışma Lichtenstein tekniğinin laparoskopik yönteme üstünlüğünü ortaya koymuştur: Neumayer L ve arkadaşları (456 gözlemcili ortak çalışma) Kasık fıtıklarının yama ile onarımında açık yöntem (Lichtenstein onarımı) ile laparoskopik yöntemin karşılaştırılması. New England Tıp Dergisi, 2004. Neden Lichtenstein onarımı? Kasık fıtıkları tedavisinde nüks oranını % 1’in bile altına düşüren Lichtenstein Onarımı, A.B.D.’nin Los Angeles kentindeki Lichtenstein Fıtık Enstitüsü’nün (Lichtenstein Hernia Institute) kurucusu Dr.Lichtenstein tarafından geliştirilmiştir. Yöntem, Amerikan Cerrahlar Koleji’nce (American College of Surgeons) kasık fıtığı tedavisinde çağımızın altın standardı olarak kabul edilmiştir. Bu teknikte, dokulara yapılan cerrahi travma da çok azdır. Bu nedenle ameliyat sonrası ağrı da hafiftir. Nüks oranı ise çok düşüktür. Lichtenstein Onarım’ nın en önemli avantajlarından biri de lokal anestezi ile, hastanın uyutulmasına ya da belinden geniş ölçüde uyuşturulmasına gerek kalmadan yapılabilmesidir. Ameliyattan sadece yarım saat önce merkezimize ulaşan hastalarımız, olağan durumda yaklaşık 30-45 dakika süren operasyonu takiben kısa süreli bir dinlenme ve derlenme dönemi geçirmekte ve yine normal koşullarda ameliyattan 2 saat sonra evine dönebilmektedir. Lokal anestezinin önemli bir üstünlüğü de bölgeden ağrı duyusunu taşıyan sinirlerin ameliyattan önce anestezik madde ile bloke edilmiş olması nedeniyle ameliyattan sonra ağrı seviyesinin çok düşük olmasıdır. Zira, cerrahi girişimlerden sonraki ağrı, dokuların kesilmesi ve ayrılması sırasında ortaya çıkan aracı maddelerin sinir uçlarını etkileyerek ağrı döngüsünü başlatmalarıdır. Lokal anestezi ile daha ameliyat başlamadan sinirlerin bloke edilmesi, ağrıya yol açan bu aracı maddelerin etkisini en az indirir. Fıtık ameliyatı için uygulanan anestezi tipleri nelerdir? Çocuk fıtıkları hariç, kasık fıtıkları ve göbek fıtıklarının bir bölümü hastanın uyutulmasına gerek kalmadan lokal anestezi (sadece ameliyat bölgesinin uyuşturulması) ile ameliyat edilebilir. Bazı ileri olgularda ise genel anestezi gerekebilir. Bir diğer seçenek, regional (spinal) anestezidir. Bu teknikte, hasta uyanıktır ve belinden verilen anestezik maddenin etkisiyle ağrı duymaz. Ancak bu anestezi şeklinden sonra belli http://www.ankarafitikmerkezi.com, http://www.ankarafitikmerkezi.com/index.html, http://www.ankarafitikmerkezi.com/anasayfa.aspx, http://www.ankarafitikmerkezi.com/felsefemiz.aspx, http://www.ankarafitikmerkezi.com/nfo.aspx, http://www.ankarafitikmerkezi.com/misyon.aspx, http://www.ankarafitikmerkezi.com/vizyon.aspx, http://www.ankarafitikmerkezi.com/ekibimiz.aspx, http://www.ankarafitikmerkezi.com/iletisim.aspx, http://www.ankarafitikmerkezi.com/search.aspx, bir süre yatarak istirahat etmek gerekir. Zira, hastanın bacak kasları da etkilendiği için yürümesi bir süreliğine mümkün olamamaktadır. İnsizyonel hernilerde tercih edilen anestezi, genel anestezidir. Lokal anestezinin üstünlüğü nedir? Lokal anestezi, genel anestezi açısından risk grubunda olan, yani kalp veya akciğer sistemi gibi hayati mekanizmalarla ilgili yandaş hastalıkları olan bireyler için çok uygun bir seçenektir. Bununla birlikte, gereksiz genel anestezi riskini ekarte etmesi nedeniyle, uzman merkezlerde olguların % 95’inde tercih edilir. Kulaklıktan tercih ettiği müziği dinleyerek ameliyat olan hasta, ameliyattan sonra da uzun süre ağrı hissetmez ve ameliyat masasından yürüyerek kalktıktan sonra koltukta oturarak dinlenebilir. Ameliyattan kısa süre sonra da evine dönebilir. Lokal anestezinin önemli bir üstünlüğü, bölgeden ağrı duyusunu taşıyan sinirlerin ameliyattan önce anestezik madde ile bloke edilmiş olması nedeniyle ameliyattan sonra ağrı seviyesinin çok düşük olmasıdır. Zira, cerrahi girişimlerden sonraki ağrı, dokuların kesilmesi ve ayrılması sırasında ortaya çıkan aracı maddelerin sinir uçlarını etkileyerek ağrı döngüsünü başlatmalarıdır. Lokal anestezi ile daha ameliyat başlamadan sinirlerin bloke edilmesi, ağrıya yol açan bu aracı maddelerin etkisini en az indirir. Lokal anestezinin bir başka üstünlüğü ise, ameliyat sırasında fıtığın durumunun en doğru şekilde değerlendirilmesine olanak sağlamasıdır. Zira hasta ağrı hissetmemekte ancak uyanık durumdadır. Fıtığın yeri, büyüklüğü ve yandaş fıtıklar hastanın öksürtülmesi suretiyle karıniçi basıncının yükseltilmesi ile kesin olarak değerlendirilebilir. Bu nedenle, lokal anestezi ile yapılan fıtık onarımlarında gözden kaçmış fıtık riski çok daha düşüktür. Merkezimizde lokal anestezi ile yapılan tüm ameliyatlar süresince hastanın kalp ve oksijenlenme durumu monitörle izlenir. Damardan yapılan sakinleştirici (sedatif) ilaçlar da hastanın ameliyat süresince sakin kalmasını sağlar. Merkezimizde, A.B.D.’deki dünyanın en ünlü fıtık merkezi olan Lichtenstein Fıtık Enstitüsü tarafından geliştirilen ve binlerce vakada güvenle kullanılan lokal anestezi tekniği, bizzat ilgili merkezde bu tekniğin eğitimini almış ve aynı konuda anatomik kurslara katılmış ekip elemanları tarafından uygulanmaktadır. Ameliyat sonrası yara enfeksiyonu (iltihap) oranı nedir? Merkezimizde uyguladığımız kasık fıtığı ameliyatlarından sonra enfeksiyon gelişmesi olasılığı, bilimsel kaynaklara ve kendi deneyimimize göre düşüktür. Ayrıca, her ameliyattan önce 1 doz antibiyotik ile önlem alınmaktadır. Antibiyotiğe ameliyat sonrası dönemde devam edilmesi gerekmez. Enfeksiyon oranı, geniş karın ameliyatı fıtıklarının ve büyük göbek fıtıklarının onarımı için, kasık fıtıklarına göre teorik olarak biraz daha yüksek kabul edilir. Hastalığın tekrarlama (Nüks) şansı nedir? Hastanın kendi dokularının birbirine dikilmesi ile yapılan onarımlardan sonra nüks oranı % 20 gibi kabul edilemez düzeye yükselebilmektedir (Her 5 ameliyattan sonra 1 hastada!!!). Plastik yama (mesh) kullanılarak yapılan fıtık ameliyatlarının nüks oranı ise genelde % 5’in, fıtık cerrahisi konusunda uzmanlaşmış merkezlerde ise % 1’in bile altındadır (Her 100 ameliyattan sonra belki sadece 1 hastada). Ameliyattan sonra ne olacak? Normal koşullarda, 2 saat kadar istirahat ettikten sonra evinize dönebilirsiniz. Herhangi bir sorun hissetmeniz halinde doktorlarınızı mobil telefonlarından aramanızı rica edeceğiz. Ameliyattan sonra merkezde daha uzun süre kalabilir miyim? Fıtık onarımı ameliyatlarında; lokal anestezi sonrası 2.saatte, genel anestezi sonrası ise 6.saatte hastanın evine gitmesinde genellikle hiçbir sakınca yoktur. Ancak, daha uzun süre gözlem altında kalması gerektiği düşünülen ya da kendisi böyle bir talepte bulunan hastalarımız 24 saate kadar takip ve tedavi edilebilmektedir. Ameliyattan sonra çok ağrım olur mu? Lichtenstein tekniği veya Prolene Hernia System kullanılılarak yapılan kasık fıtığı onarımları gerilimsiz olduğundan ciddi bir ağrı duyulmasına yol açmazlar. Zaten, ameliyat sırasında yapılan lokal anestezinin etkisi birkaç saat daha sürecektir. Bundan sonra ise hastanın bireysel toleransına göre uygun ağrı kesiciler reçete edilecektir. Enjeksiyon (iğne) formundaki ağrı kesicilere çok nadiren ihtiyaç duyulur; ağızdan alınan tablet ya da kapsül formundaki haplar yeterlidir. Batı ülkelerinde tercih edilen ağrı kesici fitiller de mide-barsak siteminde sorun olan hastalarda uygulanabilir. Normalde, 3 gün içinde ağrı kesici kullanımı ihtiyacı azalarak sonlanmaktadır. Karın ameliyatı fıtığı onarımından sonra ise ameliyat sahasının daha geniş olması nedeniyle biraz daha şiddetli ve biraz daha uzun süreli ağrı hissedilmesi beklenen bir durumdur. Ancak bu ağrılar da ağrı kesicilere gayet iyi yanıt vermektedir. Ameliyattan ne kadar sonra işime dönebilirim? Kasık fıtığı onarımından sonra normal aktivitede genelde sıkıntı yaşanmaz; ancak merdiven çıkmak ve inmek zordur. Araba kullanmak için de en az 48 saat beklemenizi öneririz. Normal koşullarda 2 hafta sonra herhangi bir kısıtlama olmaksızın çalışabilmek mümkündür. Bu süre, bireysel özelliklere bağlı olarak sadece 1 hafta da tutabilir; ancak nadiren de olsa 6 haftaya kadar uzadığı bildirilmiştir. Geniş karın ameliyatı fıtıklarının onarımından sonra gereken zaman ise daha uzun olup, en azından 6 ay boyunca aşırı fiziksel aktiviteden ve ağır yük kaldırmaktan kaçınılması önerilir. Ameliyat cinsel yaşamımı etkiler mi? Uyguladığımız kasık ve karın duvarı fıtık onarım tekniklerinin cinsel aktivite ve üreme sorununa yol açtığı gösterilmemiştir. Hastanın ağrı hissetmemesi durumunda cinsel aktivitede bulunmasında herhangi bir sakınca yoktur. Bu konuda nadiren görülen sorunlar genelde ameliyattan değil, hastanın kendini ve yarasını sakınma psikolojisinden kaynaklanır. Ne zaman spor yapabilirim? Normal koşullar altında, ameliyattan hemen sonra yürümeye başlayacaksınız. On gün sonra hafif koşular yapmak mümkün olabilir. Ancak alıştığınız koşu performansına, yüzme, tenis veya golf gibi sporlara dönmeniz için en az 2, tercihen 3 hafta beklemenizi öneririz. Ağırlık çalışmaları için önerilen süre ise 1 aydır. Futbol, basketbol, hentbol ve voleybol da 4 hafta sonra dönülebilecek sporlardır. Bel fıtığı ameliyatı yapıyor musunuz? Hayır. Bel fıtığı, Beyin-Sinir Cerrahisi uzmanlık dalının ilgilendiği bir hastalıktır. Merkezimizde, genel cerrahi uzmanlık eğitimi almış ekip tarafında, kasık ve diğer karın duvarı fıtıkları ameliyat edilmektedir. Bilimsel Yayınlarımız Ulusal mesleki üyeliklerimiz Türk Fıtık Derneği Uluslar arası mesleki üyeliklerimiz Amerikan Fıtık Cemiyeti (American Hernia Society) Avrupa Fıtık Cemiyeti (European Hernia Society) ULAŞIM bilgileri (harita) Park yeri Merkezimizin önünde sadece hastalarımız ayrılmış 8 araçlık bir açık otopark bulunmaktadır. Hasta servisi Ulaşım sorunu olan ve araç kullanmayan hastalarımız için, randevu alınması halinde merkezimize ait araçla “ev-merkez-ev” ulaşımını sağlamaktan mutluluk duyarız. fıtık çeşitleri, ankara, felsefemiz, Neden Fıtık merkezi, cerrahi ekibimiz, göbek, kasık, ameliyat kesigi, fıtığı, indirekt, direkt, epigastrik, femoral, uyruk, sıkça, sorulan, sorular, sss, iletisim, iletişim, İLETİŞİM, AFM, Evidence based medicine, HAKAN KULAÇOĞLU, M.Tahir Oruç, Eren Ersoy, Lichtenstein, onarımı, http://www.ankarafitikmerkezi.com/anasayfa.aspx, ankarafitikmerkezi, www.ankarafitikmerkezi,FITIK, HERNIA, Hernia, Ankara, What is Hernia ?, merkezi, ekibimiz, arama, fıtık nedir ? çeşitleri, ankara, felsefemiz, Neden Fıtık merkezi, cerrahi ekibimiz, göbek, kasık, ameliyat kesigi, fıtığı, indirekt, direkt, epigastrik, femoral, uyruk, sıkça, sorulan, sorular, sss, iletisim, iletişim, İLETİŞİM, AFM, Evidence based medicine, HAKAN KULAÇOĞLU, Lichtenstein, onarımı, fıtığım var ne yapmalıyım ? http://www.ankarafitikmerkezi.com, http://www.ankarafitikmerkezi.com/index.html, http://www.ankarafitikmerkezi.com/anasayfa.aspx, http://www.ankarafitikmerkezi.com/felsefemiz.aspx, http://www.ankarafitikmerkezi.com/nfo.aspx, http://www.ankarafitikmerkezi.com/misyon.aspx, http://www.ankarafitikmerkezi.com/vizyon.aspx, http://www.ankarafitikmerkezi.com/ekibimiz.aspx, http://www.ankarafitikmerkezi.com/iletisim.aspx, http://www.ankarafitikmerkezi.com/search.aspx, http://www.ankarafitikmerkezi.com/fitikcesitleri.aspx, http://www.ankarafitikmerkezi.com/fitikcesitleri.aspx?id=1, http://www.ankarafitikmerkezi.com/fitikcesitleri.aspx?id=2 http://www.ankarafitikmerkezi.com/fitikcesitleri.aspx?id=3 http://www.ankarafitikmerkezi.com/fitikcesitleri.aspx?id=4 http://www.ankarafitikmerkezi.com/fitikcesitleri.aspx?id=5 http://www.ankarafitikmerkezi.com/fitikcesitleri.aspx?id=6 http://www.ankarafitikmerkezi.com/sss.aspx?, http://www.ankarafitikmerkezi.com/sss.aspx?soru_id=1 http://www.ankarafitikmerkezi.com/sss.aspx?soru_id=2 http://www.ankarafitikmerkezi.com/sss.aspx?soru_id=3 http://www.ankarafitikmerkezi.com/sss.aspx?soru_id=4 http://www.ankarafitikmerkezi.com/sss.aspx?soru_id=5 http://www.ankarafitikmerkezi.com/sss.aspx?soru_id=6 http://www.ankarafitikmerkezi.com/sss.aspx?soru_id=7 http://www.ankarafitikmerkezi.com/sss.aspx?soru_id=8 http://www.ankarafitikmerkezi.com/sss.aspx?soru_id=9 http://www.ankarafitikmerkezi.com/sss.aspx?soru_id=10 http://www.ankarafitikmerkezi.com/sss.aspx?soru_id=11 http://www.ankarafitikmerkezi.com/sss.aspx?soru_id=12 http://www.ankarafitikmerkezi.com/sss.aspx?soru_id=13 http://www.ankarafitikmerkezi.com/sss.aspx?soru_id=14 http://www.ankarafitikmerkezi.com/sss.aspx?soru_id=15 http://www.ankarafitikmerkezi.com/sss.aspx?soru_id=16 http://www.ankarafitikmerkezi.com/sss.aspx?soru_id=17 http://www.ankarafitikmerkezi.com/sss.aspx?soru_id=18 http://www.ankarafitikmerkezi.com/sss.aspx?soru_id=19 http://www.ankarafitikmerkezi.com/sss.aspx?soru_id=20 http://www.ankarafitikmerkezi.com/sss.aspx?soru_id=21 http://www.ankarafitikmerkezi.com/sss.aspx?soru_id=22 http://www.ankarafitikmerkezi.com/sss.aspx?soru_id=23 http://www.ankarafitikmerkezi.com/sss.aspx?soru_id=24 http://www.ankarafitikmerkezi.com/sss.aspx?soru_id=25 http://www.ankarafitikmerkezi.com/sss.aspx?soru_id=26 http://www.ankarafitikmerkezi.com/sss.aspx?soru_id=27 http://www.ankarafitikmerkezi.com/sss.aspx?soru_id=28 http://www.ankarafitikmerkezi.com/sss.aspx?soru_id=29 http://www.ankarafitikmerkezi.com/sss.aspx?soru_id=30 http://www.ankarafitikmerkezi.com/sss.aspx?soru_id=31 http://www.ankarafitikmerkezi.com/sss.aspx?soru_id=32 http://www.ankarafitikmerkezi.com/sss.aspx?soru_id=33 http://www.ankarafitikmerkezi.com/sss.aspx?soru_id=34 http://www.ankarafitikmerkezi.com/sss.aspx?soru_id=35 http://www.ankarafitikmerkezi.com/sss.aspx?soru_id=36 http://www.ankarafitikmerkezi.com/sss.aspx?soru_id=37 http://www.ankarafitikmerkezi.com/sss.aspx?soru_id=38 http://www.ankarafitikmerkezi.com/sss.aspx?soru_id=39 http://www.ankarafitikmerkezi.com/sss.aspx?soru_id=40 http://www.ankarafitikmerkezi.com/sss.aspx?soru_id=41 http://www.ankarafitikmerkezi.com/sss.aspx?soru_id=42 http://www.ankarafitikmerkezi.com/sss.aspx?soru_id=43 http://www.ankarafitikmerkezi.com/sss.aspx?soru_id=44 http://www.ankarafitikmerkezi.com/sss.aspx?soru_id=45 http://www.ankarafitikmerkezi.com/sss.aspx?soru_id=46 http://www.ankarafitikmerkezi.com/sss.aspx?soru_id=47